Çocuklar Sizi Dinlemez, İzler: Ebeveynliğin En Güçlü Kuralı Olan Rol Modelliği

Evinizde sık sık yankılanan cümleler var mıdır? “Lütfen odanı topla,” “Kardeşinle kavga etme,” “Yemeğini bitir,” “O kadar bağırma!” Bu cümleleri kurarken, bir yandan da kendi kendinize “Sanki duvara konuşuyorum,” dediğiniz anlar olur. Çocuğunuzla aranızdaki iletişim köprülerinin tıkandığını, sözlerinizin bir kulaktan girip diğerinden çıktığını hissettiğinizde, durup düşünmenin tam zamanıdır. Belki de sorun, seçtiğiniz kelimelerde değil, kelimelerinizin arkasında duran davranışlarınızdadır. Çünkü ebeveynliğin altın kuralı basittir: Çocuklar sizi dinlemez, onlar sizi izler. Onlar için en güçlü ders kitabı, sizin hayatı yaşama biçiminizdir.

Çocuklar, doğdukları andan itibaren çevrelerini inanılmaz bir dikkatle gözlemleyen küçük bilim insanlarıdır. Özellikle ebeveynleri, onların ilk ve en önemli referans noktasıdır. Ayna nöronlar sayesinde, sizin sevinçlerinizi, korkularınızı, öfkenizi ve sakinliğinizi adeta bir sünger gibi çekerler. Siz farkında olmasanız bile, trafikte sıkışıp kaldığınızda direksiyona vurmanız, telefonda bir arkadaşınızla nezaketle konuşmanız, bir başarısızlık karşısında pes etmek yerine yeniden denemeniz veya eşinize gösterdiğiniz sevgi dolu bir jest, onların zihnine birer davranış kalıbı olarak kodlanır. Bu, ebeveynliğin “görünmez müfredatıdır” ve genellikle en kalıcı olanıdır. "Dürüstlük önemlidir" derken, kasada fazla verilen para üstünü cebe atmak, çocuğun zihninde kelimeler ve eylemler arasında derin bir çatışma yaratır. Bu çatışmada kazanan, her zaman eylemler olur.

Bu durum, ebeveynler için bir baskı unsuru gibi görünebilir, ancak aslında büyük bir fırsattır. Mükemmel olmak zorunda değilsiniz. Kimse değil. Önemli olan, “bilinçli rol modelliği” yapmaktır. Bu, kendi davranışlarınızın farkında olmak, tutarlı olmaya çalışmak ve en önemlisi, hata yaptığınızda bunu kabul etme erdemini göstermektir. Örneğin, çocuğunuza bağırdıktan sonra ondan özür dilemek, ona sadece bağırmanın yanlış olduğunu değil, aynı zamanda insanların hata yapabileceğini ve sorumluluk almanın ne kadar değerli olduğunu da öğretir. Kitap okumasını istiyorsanız, onu elinde bir kitapla görmesine izin verin. Empati kurmasını bekliyorsanız, siz de onun duygularını anladığınızı gösterin. Çözüm odaklı bir birey olmasını arzuluyorsanız, kendi sorunlarınız karşısında şikâyet etmek yerine çözüm arayışınızı ona yansıtın.

Çocuğunuzun karakter inşası, büyük nutuklar çektiğiniz anlarda değil, en sıradan günlük anlarınızda gerçekleşir. Bulaşıkları yıkarken mırıldandığınız şarkıda, bir hayvana gösterdiğiniz şefkatte, yorgun argın işten geldiğinizde bile ona ayırdığınız o beş dakikalık kaliteli zamanda saklıdır. Peki, sizin evinizdeki yansımalar nasıl? Hangi davranışlarınızın çocuğunuzda yankı bulduğunu fark ettiniz? Düşüncelerinizi mail adresimizden cguhasiptekin@gmail.com aracılığıyla bizimle paylaşabilirsiniz. Unutmayın, ebeveynlik bir öğretmenlik göreviyse, kullandığınız en etkili materyal bizzat kendinizsiniz. Çocuğunuzun gelecekte nasıl bir insan olmasını istiyorsanız, bugünden itibaren o insan olmaya başlayın. Aranızdaki en sağlam köprü, kelimelerle değil, kalpten gelen ve davranışlarla gösterilen samimiyetle kurulur.

Gönderilen mailler KVKK’ya uygun şekilde paylaşılmayacak, paylaşılmasını istediğiniz durumlarda lütfen ayrıca belirtiniz.

Öğretmenlere Not: Bu ilke, sınıftaki her anınızda da geçerlidir. Öğrencileriniz, öğrettiğiniz bilgiden çok, sizin öğrenme tutkunuzu, sabrınızı ve adalet duygunuzu izleyerek öğrenir.