Bu çalışma, ilkokul birinci sınıfa 60-66 aylıkken başlayan öğrencilerin ikinci sınıfa devam ederken okuma ve yazma becerilerinin gelişim düzeyini incelemektedir. Eğitim alanında son yıllarda yaşanan değişiklikler, özellikle ilkokula başlama yaşının 66 aya indirilmesi ve 60 ayını dolduran öğrencilerin veli isteğiyle kayıt yaptırabilmesi, bu konuda önemli tartışmaları beraberinde getirmiştir. Bu durum, çocukların okuma ve yazma gibi kritik becerileri kazanmak için gerekli biyolojik olgunluğa ve hazır bulunuşluğa ulaşıp ulaşmadığı sorusunu gündeme getirmektedir. Bu araştırmanın konusu, erken yaşta okula başlayan öğrencilerin okuma ve yazma becerilerinin (okuma hızı, kelime tanıma, okuduğunu anlama, yazma hızı, imla ve noktalama kurallarına uygunluk, okunaklılık) nasıl bir gelişim gösterdiğini belirlemektir.
Nitel bir araştırma olan bu çalışmada, tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma grubunu, 2013-2014 eğitim-öğretim yılında Uşak ili merkezindeki 2 ayrı ilkokulda öğrenim gören ve ilkokula 60-66 aylıkken başlayan 38 ikinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak; okuma ve yazma metinleri, video kayıtları, okuduğunu anlama soruları, yanlış analiz envanteri ve çok boyutlu okunaklılık ölçeği gibi çeşitli araçlar kullanılmıştır. Veriler; aritmetik ortalama, yüzde ve frekans değerleri kullanılarak analiz edilmiştir.
Çalışma sonucunda, ilkokula 60-66 aylıkken başlayan öğrencilerin okuma ve yazma becerilerinin genel olarak olması gereken seviyeden geride olduğu tespit edilmiştir. Okuma hızı alt boyutunda, öğrencilerin dakikada okuduğu kelime sayısı ortalaması 53,17 olarak belirlenmiş olup, bu değer ikinci sınıf düzeyi için beklenen 60 kelimenin gerisindedir. Kelime tanıma becerisinde ise öğrencilerin büyük çoğunluğunun (%95'e yakını) yeterli düzeyde olduğu görülmüştür. Ancak okuduğunu anlama becerisinde, öğrencilerin %71’inin başarısız olduğu ve yalnızca %5’inin iyi derecede anladığı ortaya çıkmıştır. Yazma becerisi incelendiğinde, öğrencilerin %41,4'ünün yazma hızının ikinci sınıf düzeyinin altında kaldığı, yazılarının %89,6'sının ise okunaksız olduğu saptanmıştır. Öte yandan, imla ve noktalama kurallarına uygunluk puanları ortalaması 71,5 ile “iyi” düzeyde tespit edilmiştir.
Tartışma bölümünde, Avrupa ülkelerinde okula başlama yaşının düşmesine rağmen, Türkiye'de yapılan yasal düzenlemelerin getirdiği endişelerden bahsedilmektedir. Erken yaşta okula başlayan öğrencilerin, daha büyük öğrencilere göre akademik başarı ve okuma-yazma becerileri açısından geride kaldığını gösteren pek çok çalışma bulunmaktadır. Araştırmanın ulaştığı sonuçlar, bu öğrencilerin okul öncesi eğitim alamamış olmasının bu tabloda bir etkisi olabileceğini de düşündürmektedir. Eğitimciler için ders materyallerinin 60-66 aylık öğrencilerin gelişim düzeylerine göre yeniden düzenlenmesi ve okula başlama kararının sadece veli inisiyatifiyle değil, uzman değerlendirmesiyle alınması gerektiği önerilmektedir.
Bu değerli çalışması için tez yazarı Ahmet Erkam Işık'a teşekkür ederiz. Tezin tamamına, www.tez.yok.gov.tr adresi üzerinden 370469 koduyla erişebilirsiniz.