Çizimlerdeki Kalıpları Yıkmak: Masallar Çocukların Sanatsal Yaratıcılığını Nasıl Özgürleştiriyor?

"İlkokul 4. Sınıf Çocuklarının Resimsel Anlatımlarına Kurgusal Metinlerin Katkısının İncelenmesi" başlıklı yüksek lisans tezi, sanat eğitiminde sıklıkla karşılaşılan kalıplaşmış yaklaşımlara disiplinler arası bir çözüm sunmaktadır. Çiğdem Doğan tarafından 2013 yılında tamamlanan bu çalışma, 10-11 yaş grubu çocukların resimsel gelişimine kurgusal metinlerin etkisini araştırmaktadır. Çalışmanın temel amacı, edebiyatın bir türü olan masalın, çocukların resimsel anlatım yetisini olumlu yönde etkileyip etkilemediğini incelemektir.

Araştırmada deneysel bir model kullanılmıştır. Bir ilkokuldan rastlantısal olarak belirlenen 16 öğrenci, 8’er kişilik deney ve kontrol gruplarına ayrılmaktadır. Altı hafta süren uygulamada her iki gruba da aynı konular verilmekteyken, deney grubuna ek olarak masallar okunmaktadır. Elde edilen veriler ön test-son test ve Mann-Whitney U testi gibi istatistiksel yöntemlerle çözümlenirken, resimler de nitel analizle değerlendirilmektedir.

Çalışmanın bulgularına göre, kurgusal metinlerin çocukların resimsel anlatımına önemli katkılar sağladığı saptanmaktadır. Masal dinleyen deney grubu öğrencileri; yaratıcılık, betimleme ve karakterize etme gibi sanatsal yetilerini belirgin bir şekilde geliştirmektedir. Öğrencilerin resimlerinde görülen şablon çizimlerden uzaklaşarak özgün imgeler ve kompozisyonlar oluşturdukları gözlenmektedir. Örneğin "Yalancı Çoban" masalını dinleyen öğrencilerin resimlerinde, güneş ve ağaçlar gibi figürlerin geleneksel şablonların dışında özgün biçimlerde resmedildiği görülmektedir. "Hayallerindeki Niğde" konusunu işleyen öğrenciler ise masallardan aldıkları ilhamla denizi, hayvanat bahçesini veya fantastik canlıları resmedebilmekte, kompozisyon ve perspektif kullanımında gelişme göstermektedir.

Diğer taraftan, sadece konu verilen kontrol grubunda ise beklenen gelişimin gerçekleşmediği belirlenmektedir. Öğrencilerin resimlerinde Pinokyo gibi bilinen ve kalıplaşmış imgelere yöneldikleri, özgün kurgu ve tasarım oluşturmakta zorlandıkları görülmektedir. Bu durum, sanat eğitiminde farklı yöntemlerin gerekliliğini ortaya koymaktadır. Masal gibi edebî türlerin, çocukların hayal gücünü tetikleyerek sanatsal ifade becerilerini geliştirdiği sonucuna varılmaktadır.

Bu çalışma; sanat eğitimcilerine ve ebeveynlere, çocukların yaratıcılığını desteklemek için derslere veya günlük rutinlere kurgusal metinlerin dâhil edilmesini önermektedir. Çocukların sanatsal potansiyellerini ortaya çıkarmak için onlara sadece bir konu vermek yerine, hayal güçlerini harekete geçirecek ve düşsel dünyalarını besleyecek hikâyelerle rehberlik etmek gerektiği vurgulanmaktadır.

Bu değerli çalışması için tez yazarı Çiğdem Doğan’a teşekkür ederiz. Tezin tamamına www.tez.yok.gov.tr üzerinden 370515 tez koduyla erişebilirsiniz.