2015 yılında Sevinç Ölçer tarafından kaleme alınan doktora tezi, erken çocukluk döneminde fen eğitiminin çocukların bilişsel dünyasına sunduğu eşsiz katkıları deneysel verilerle ortaya koymaktadır. Araştırma, beş yaş çocukları için yapılandırmacı yaklaşımla özel olarak hazırlanan bir fen eğitim programının; çocukların fen kavramlarını öğrenme düzeyleri ve olaylara başkalarının perspektifinden bakabilme (bakış açısı alma) becerileri üzerindeki etkisini kapsamlı biçimde incelemektedir.
Çalışma, ön test-son test kontrol gruplu deneysel bir desenle Burdur il merkezindeki iki bağımsız okul öncesi eğitim kurumunda toplam 60 çocukla yürütülmüştür. Deney grubuna 10 hafta boyunca haftada üç gün uygulamalı, keşif ve sorgulama odaklı fen eğitim programı sunulurken; kontrol grubu mevcut standart okul öncesi eğitim programına devam etmiştir. Araştırma kapsamında çocukların fen kazanımlarını belirlemek amacıyla "Fen Öğreniminin Değerlendirilmesi (SLA)" testi Türk çocuklarına uyarlanmış, geçerlik ve güvenirlik analizleri yapılarak literatüre değerli bir ölçme aracı kazandırılmıştır. Bilişsel ve algısal bakış açısı alma düzeyleri ise standardize edilmiş gelişimsel test bataryaları ile ölçülmüştür.
Elde edilen bulgular, uygulanan fen eğitim programının çocukların fen öğrenimi ve bakış açısı alma becerilerini istatistiksel olarak anlamlı düzeyde artırdığını göstermektedir. Deney grubundaki miniklerin; gözlem yapma, karşılaştırma, sınıflama, tahmin etme gibi bilimsel süreç becerileri ile yaşam bilimi kavram puanları kontrol grubuna kıyasla belirgin bir üstünlük sergilemiştir. Fen etkinliklerinin yalnızca fen bilgisiyle sınırlı kalmayıp çocukların zihinsel esnekliklerini, başkalarının ne hissettiğini ve ne düşündüğünü kavrama yetilerini (bilişsel ve algısal perspektif alma) güçlendirdiği saptanmıştır. Üstelik bu kazanımların, program tamamlandıktan dört hafta sonra uygulanan izleme testinde de kalıcılığını koruduğu belirlenmiştir.
Tezde, bu başarıya ulaşılmasında ezberci modeller yerine yapılandırmacı eğitim yaklaşımının benimsenmiş olmasının kritik rol oynadığı vurgulanmaktadır. Dokunarak, deneyerek, hipotez kurarak öğrenen çocukların hem zihinsel hem de sosyo-duygusal becerileri çok daha sağlam temellere oturmaktadır. Bununla birlikte çalışma, sahadaki öğretmenlerin fen etkinliklerini planlama ve hayata geçirmede geleneksel yöntemlere sıkıştıklarını, bu yetersizliğin çocukların doğal merak duygusunu ve bilimsel potansiyelini kısıtladığını gözler önüne sermektedir.
Sonuç olarak Sevinç Ölçer’in araştırması; okul öncesi eğitimcilerinin fen pedagojisi alanında desteklenmesi, ebeveynlerin ev ortamında bilimsel merakı teşvik edici yaklaşımlar benimsemesi ve anaokullarında zengin keşif ortamlarının tasarlanması gerektiğini somut kanıtlarla ortaya koymaktadır.
Bu kıymetli çalışması için Sevinç Ölçer’e teşekkür ederiz. Tezin tamamına www.tez.yok.gov.tr adresi üzerinden 378272 referans koduyla erişebilirsiniz.